Özlem de neki???
özlem , Bir kimseyi veya bir şeyi görme, kavuşma isteği, hasret, tahassür[tdk'dan bilgilendirme maksatlı...]
özlem bir arayıştır, yokluğun farkının iyice kendini belli ettiği durumlarda abarır. özlem insanın en saf, en temiz, en karşılıksız hislerindendir. özlemek ıstırabı insanı,
yaşamaktan uzaklaştırabileceği gibi, gözü kara yapar, özleyen insandan her hareket beklenebilir…
saçma olan diildir ozlem, ozlem cok guzeldir, ozlem yaşama gudusudur.ozlem, insanı; hayatına bi anlam katarak, yaşamaya teşvik eden bi nosyondur…
özlediğin, gidip göremediğindir;ama, gidip görmek istediğin,özlem, gidip görememendir;ama gidip görmek istemen,özlediğin, gidip görmek istediğin ama gidip göremediğin,özlem, gidip görmek istemen,ama, gidememen, görememen;gene de, istemen…(oruç aruoba)
gözyaşlarına boğulup pencere camlarından dışarıya bakıp onun ismini fısıldamak ve gözlerini yumarak ona eriştiğini düşünmektir özlem.sessizlikler daha çok can yakıcı olmuştur, biran uzaklaştığında dünyanın dönüşünü durdurmak istersin, tek başına karşılamak istemezsin zamanı ve yaşamı. güzel olan herşey onu hatırlatır sana…
ozleyen tarafindan yapilan ancak hep ozleneni anlatan eylemin isim halidir…
…
bir gece,
gecede bir uyku.
uykunun içinde ben.
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen.
uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben.
bir yere gidiyorum,
delice.
aklımda sen.
ben seni seviyorum,
gizlice..
el-pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden,
tek hece.
seni yitiriyorum
çok karanlık bir andan.
birden uyanıyorum,
bakıyorum aydınlık;
uyuyorsun yanımda..
güzelce.
Özdemir Asaf…
özledim…
07.12.2006.01.54
Emule’de Kız Nasıl Tavlanır…
Emule’de kız nasıl tavlanır, Resimsiz anlatım!!!
Öncelikle emule ayarlarımızı yapıp, kızların çekebileceği türden dosyalar bulup ya da dosyaların isimlerini adice değiştirip paylaşıma açıyorum.
Örnek : statik.doc –> Burçların bilinmeyen özellikleri.doc
vb.
Ne kadar dosya değiştirir ve paylaşıma açarsanız o kadar şansınız artar.
Sonra avını bekleyen timsah gibi bekliyoruz, altta xgirl bilmem ne mutlaka çıkacaktır. Ya da kız ismi.
Hemen sağ tıklayıp mesaj gönderden duruma göre diline göre ” Hey sister, i can give you slot, so you download it faster” ya da “Bacım slot veriyim, hızlı çek” mesajı gönderiyoruz. Cevap vermezse engelleyin çekemesin..
Daha sonra muhabbet kurarsanız msn isteyin.. Sonra yurdum gençliğinin dediği gibi “ar yu seks” vb. demek size kalmış..
Emeğe saygı, Teraziye bi tık..
KAZIM ÖZDİL..22.12.2006.03.48
Eve Hırsız Giriyordu…G.tünden Vurdum…Pişman Değilim…
sabaha karşı 4.50 sularında uyumak için uzandığım yatağımda tam uykuya dalmak üzere iken kulağımda rüyamsı ama anlamsız sesler duymaya başladım…2adamdı…konuşuyorlardı…ses tonları ne denli rahat olduklarının göstergesi gibiydi…üstün zekam sayesinde adamların sesleri ile alt kattaki korkulukların sesini birleştirince
- aha sülo kalk 2 tane or.spu çocuğu alt katın korkuluklarına basmak suretiyle pencerene çıkmaya çalışıyorlar cümlesini kurdum…ilk şoku atlattığımda yatağımdan kalkmış perdeyi açmıştım…
ve karşımda onlar…
2 or.spu çocuğu…
karanlıktı…yüzlerini görememiştim…ancak alt katın korkuluklarından dairemin bulunduğu katın mesafesini hesaba katınca boylarının muhtemelen 1.70 civaratı olduğunu anlamak işten diildi…anlamıştım…1.70 boylarındaydılar…2 kişiydiler…2 or.spu çocuğu…ve pencerede ben…civan gibi yağız ve dahi gürbüz ben…beni görünce kendilerini pencereden aşşağı atmaları bir oldu…tabi her ne kadar yağız gürbüz vede civan da olsam hayatımda ilk kez penceremde bir hırsızla karşılaşmıştım ve ne
yapacağımı bilememiştim…zira benim gözüm <—-O—-> hırsızın gözü arası mesafe yaklaşık 30 cm civaratıydı ki bu ilk kez hırsız görmüş bir insanın ürkmesi tırsması için yeterli bir mesafe idi…neden sonra hırsızları def eyledikten sonra ev arkadaşımı dürtmek aklıma geldi…
-memo kalk hırsız!!!
-ha,ne ? noluyo lan???
bu bizim memonun her zamanki haliydi…karşısındaki hırsız da olsa aynı tepkiyi verirdi o ben de olsam…uyandıktan sonra aklının yerine gelmesi 4 saniyeyi buluyordu…ve o tepkiyi verdi sonunda;
- memo = benim , hırsız = or.spu çocuğu…leaaaaannnnnnnn noğlüyoz…
ve şimdi ben…
uykusuz her gece şarkısı eşliğinde…
bu diri buraya açmış olmanın huzursuzluğu içindeyim…
rahat rahat uyuyun emi…
25.12.2006…05.44
…İmanın Tedâvi Gücü…
…İmanın Tedâvi Gücü…
Araştırmalar, inancın, moral gücünün, güçlü imanın maddî nastalıklarımızı dahi tedavi ettiğini göstermiştir. Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde yapılan bir araştırmada, kalp hastalıkları ve iyileşme süreçleri incelendi. Geisinger Tıp Merkezi ve Bucknell Üniversitesi uzmanları, araştırmada daha önce kalp krizi veya kalp ameliyatı geçiren yaklaşık 100 kalp hastası seçmişlerdi. Bu hastalardan dinî inançları kuvvetli olan ve olmayanları iki gruba ayırarak on iki haftalık bir tedavi sürecinden geçirdiler. Tedâvi sürecinde iki gruba da aynı ilâçlar verildi ve aynı testler uygulandı. Sonuçta dinî inançları güçlü olan grubun daha çabuk iyileşme temayülleri gösterdiği saptandı.
Bucknell Üniversitesi Psikoloji profesörü Ghris Boyatzis de, “Daha inançlı olan hastalarda gözle görülür bir iyileşme kaydedildiğini” belirtti. Geisinger Tıp Merkezi Kalp Hastalıkları Tedavi Bölümü yöneticisi Timothy McConell ise, hedeflerinin çalışmayı daha da genişleterek insan sağlığında dinî inancın önemli bir yere sahip olduğunu ispatlamak olduğunu söyledi.(1)
Diğer taraftan kalp damar hastalıklarına yakalananların ekserisinin aceleci, sabırsız, telaşlı, saldırgan, hırslı, rekabetçi, iddiacı, kafasının dikine giden kişilik özellikleri taşıyanlar oldukları tespit edilmiştir.(2) Manevî bir hastalık olan stres, yani, üzüntü, endişe, sıkıntı, korku ve olumsuz düşünceler midemizde ülser ve gastrit gibi maddî yaralar açtıkları gibi neşe, sevinç, mutluluk, duâ gibi güzel hakikatler de maddî yaraları ortadan kaldırırlar. Kalp için de aynı şeyler geçerlidir. Ölüm, hastalık, iflas, iş bulamama korkuları ile kaygılara karşı kadere iman, yani, tevekkül ve öldükten sonra dirilişe iman, kalbe maddî-manevî şifa olmaz mı? İşte iman, tevekkülü, tevekkül teslimi, teslim sükûneti, huzuru, dengeli olmayı gerektirir. Lüzumsuz merak ve zaaf göstermek hastalığı arttırırken, iman gücü maddî hastalıkları bile iyileştirir. Şöyle ki:
Maddî hastalık altında, merak ile mânevî bir hastalık kalbe verilir; maddî hastalık ona dayanır, devam eder. Hastalığın faydalarını, sevabını ve çabuk geçeceği düşünülüp merak kaldırılırsa, hastalığın kökü kesilir. Eğer teslimiyetle, rıza ile, hastalığın hikmetini düşünmekle o merak gitse, o maddî hastalığın mühim bir kökü kesilir, hafifleşir, kısmen gider.(3) Değişik ilaçlar aldıkları halde, “Bu beni iyi eder niyetiyle”, pek çok hastanın sağlığına kavuştuğu da tıbbî bir tespittir. ABD’de yapılan bir araştırmada; üniversite öğrencileri iki gruba ayrılıyor. Birisine uyarıcı denilerek bir sakinleştirici ilaç, diğerine ise sakinleştirici denilerek bir uyarıcı ilaç veriliyor. Yapılan anket sonunda, uyarıcı alanlar gevşemiş; diğer grup ise tam tersi yönde etkilenmişti. Üstelik bunlar gerçek kimyevî ilaçlardı.(4)
Niyet, ağlamanın, gözyaşlarının mahiyetini bile değiştirir! Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dr. W. Frey’in, Ağlamak, Gözyaşlarının Sırrı isimli kitabında, soğan soyarken oluşan gözyaşı ile duygusal gözyaşlarının protein yapılarının farklı olduğunu tespit ettiğini naklediyor.(5)
Bu örnekler, Allah için, mukaddes değerler için ağlamayla, dünya, nefis ve madde için ağlamanın sırrını ortaya koyuyor. Bediüzzaman’ın, “Niyet öyle bir kimyadır ki, şişeleri elmasa çevirir”(6) sözü, bu hakikati ifade eder. Teslimiyet, rıza, olumlu, iyi niyet imanın tezahürüdür. Bunlar ne kadar güçlü ise, hastalıklar da o nisbette kısa zamanda ortadan kalkabilir. Maddî hastalıkları bile iman gücüyle tedavi edebiliriz. Eğer inancımızı, imanımızı güçlendirirsek, yani, ona manevî gıda verirsek, kalbimizin maddî yaralarını da iyileştirebiliriz.
Dipnotlar: 1- Sabah, 26 Kasım 2002.; 2- Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Stresi Mutluluğa Dönüştürmek, s. 32.; 3- Lem’alar, s. 211.; 4- Muhammed Bozdağ, Ruhsal Zeka, s. 57.; 5- Stresi Mutluluğa Dönüştürmek, s. 165.; 6- Mesnevî-i Nuriye, s. 169.
21.12.2006
Ali FERŞADOĞLU / YENİ ASYA
Fifa WC 06 FRP tarzı…
Önce toplandık, yenebiliriz diye haykırdık..
Sonra takımdaki kişiler görevlerini aldı..12 kişiden biri Dungeon master yani teknik direktör oldu. Bu tabi ki oyunculara oyunu oynatacak insan.. Ne luka toni ne totti ne de inzagi istemediği için ben oldum..
Kamoranoeyzi rogue olmak istedi..Orta sahadan bize sinsi ortalar yaparak gol atmamızı sağlayacaktı. Ona göre zar atıp forma numaralarımızı çıkardık..
Luka toni bir paladin olmak istedi, evet dedik. Orta sahadan gelen ortalarda defansın arkasına sarkacak ve yüzünü kaleye döndüğünde direkt şu çekecekti..
İnzagi ise bir büyücü olmak istedi..Tamam dedik. Büyü yaparak şutlar çekecek, ortalar çakacaktı. Seyircileri hareketleriyle adeta büyüleyecekti.
Halı saha maçı olmadığı için diğerlerini de muhtelif şekilde rogue, paladin ve büyücü yaptık..
buffon, nesta, zakardo, zambrotta, cannavaro paladin; pirlo, zambrotta, gattuso, kamoraneyzi rogue; totti, inzagi büyücü; luka toni, cilardinyo ve del piero de paladin oldu..
Yanımıza koşarak biri geldi, noluyo lan dedik.. yardım isteyecek sandık ki totti’ye sarı kart gösterd, hakemmiş.
Gene koşarak biri geldi, kimsin dedik..Abi maçı bize ver ne olur, yardımınıza ihtiyacım var dedi kel kafalı.
metarazzi zar attı, 15 geldi. Adam naptı tuttu materazziye kafa attı. Anlam veremedik..
Duruma göre maç 3-4 saat sürebilirdi. 15′te devre 30′da biter diye anlaştık. 30-22 kazandık maçı. 3 puanı almasını bildik.
FIFA (Easports- trade mark)
-
Arşiv
- Aralık 2006 (4)
- Kasım 2006 (1)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS



